Modern Vidin kenti sonları içinde yer alan antik Bononia kentinde hafriyat yapan arkeologlar, 2025 yılı çalışma döneminin son günlerinde 23 gramdan fazla tartıya sahip altın bir nişan yüzüğü keşfetti. Milattan sonra 2. yüzyılın sonu ile 3. yüzyılın başlarına tarihlendirilen bu kıymetli modül, bölgede şimdiye kadar bulunan en nitelikli Roma mücevher anıtlarından biri olarak tescillendi.
ROMA PERİYODUNDA SADAKATİN VE YASAL EVLİLİĞİN SEMBOLÜ
Yaklaşık altı metre derinlikte bulunan yüzüğün altın oval çerçevesi, Roma geleneğinde resmi evliliği ve sarsılmaz birliği simgeleyen evli bir çift gravürüyle süslenmiştir. Personellik kalitesiyle uzmanları şaşırtan yapıtın oval plakası, her iki yanından ince yivlerle desteklenerek yüzük gövdesine titizlikle lehimlenmiştir. Takının tartısı ve üzerindeki sanatsal ayrıntılar, bu nesnenin kentin en müreffeh periyodunda yaşayan epey varlıklı ve statü sahibi bir aileye ilişkin olduğunu kanıtlıyor.
Kazı heyeti lideri Doçent Zdravko Dimytrov, bu çeşit alyansların o periyotta evlilik sadakatinin yanı sıra yasal bir statü göstergesi olarak parmaklarda taşındığını söz ediyor. Arkeolojik kestirimler, bu nadide yüzüğün Roma eyaletinin en değerli zanaat ve üretim merkezlerinden biri olan komşu antik kent Ratiaria’daki atölyelerde özel olarak imal edilmiş olabileceği tarafında birleşiyor.

AYNI HAFRİYAT ALANINDA KATMAN KATMAN TARİH
Bononia hafriyat alanı, farklı tarihi devirlere ilişkin buluntularla bölgenin stratejik değerini bir sefer daha ortaya koyuyor. Arkeologlar, altın yüzüğün bulunduğu noktanın yalnızca iki metre üst katmanında, 11. yüzyıla tarihlenen ve Bizans stratejisti Basil’e ilişkin olan kurşun bir mühür daha keşfetmişti. Bu mühür, bölgenin 1003 yılında tekrar Bizans egemenliğine girdiği periyoda dair somut bir ispat olarak bedellendiriliyor.
Tuna Irmağı kıyısında konumlanan Bononia, yüzyıllar boyunca askeri lojistik ve ticaret yollarının kesişim noktası olarak hizmet vermiştir. Kale kulelerinin etrafında sıkça rastlanan bu çeşit pahalı buluntular, kentteki faal hayatın ve ekonomik zenginliğin sürekliliğini gösteriyor. Hafriyat döneminin tamamlanmasıyla birlikte alanda müdafaa çalışmaları başlatılırken, Bulgar yetkililer bölgedeki araştırmaların genişletilmesi için yeni bir fon ayrılacağını duyurdu.





