İsrail Savunma Bakanı Salı günü yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin geçen yıl Beşar Esad rejiminin çöküşüyle birlikte ele geçirdiği Suriye’deki bölgelerde süresiz olarak kalacağını duyurdu.
İsrail, işgallerinin başlangıcında Suriye’yle olan sonlarında askerden arındırılmış tampon bölgesine yaptığı müdahaleyi süreksiz bir tedbir olarak tanımlamıştı.
Aralık ayında Esad rejiminin yıkılmasının akabinde bölgede oluşan güç boşluğunu düşman ögelerin doldurmasını önlemek emeliyle gerçekleştirildiği belirtilmişti. Buradaki köyleri ve yerleşimleri işgal eden İsrail, Bahar’a hakikat buradan çıkacağını duyurmuştu.
Ancak Salı günü Suriye tarafında Hermon Dağı’nı ziyaret eden İsrail Katz, “Hermon tepesinde ve bölgede süresiz olarak kalacağız. Golan Tepeleri’nin, kuzeydeki yerleşimlerin ve tüm İsrail vatandaşlarının güvenliğini sağlamak bizim önceliğimizdir” dedi.
“Savunmamız konusunda diğerlerine bağımlı olmayacağız. Ne burada ne de diğer bir yerde” diyen Katz, “Güney Suriye’de güvenlik bölgesinde düşman güçlerin konuşlanmasına müsaade vermeyeceğiz ve rastgele bir tehdide karşı harekete geçeceğiz.” diye ekledi.
SURİYE SESSİZ KALIYOR
Suriye yetkilileri Katz’ın açıklamalarına cevap vermedi. Ancak ülkenin fiili lideri Ahmet el-Şaraa, bu ay yaptığı açıklamada İsrail’in “toprak işgaline mazeret üretmeye çalıştığını” söyledi.
Suriyeli yetkililer tekraren İsrail ile yeni bir çatışmaya girmek istemediklerini, ülkenin tekrar inşasına odaklanmayı tercih ettiklerini lisana getirdi.
İsrail ordusu geçen ay Suriye’ye girerek Golan Tepeleri’nden tanklar ve piyade birlikleriyle tampon bölgeyi aşarak ilerledi.
Bu harekat kapsamında İsrail komandoları, Golan Tepeleri’ndeki en yüksek askeri noktalardan biri olan Cebel el-Şeyh’i ele geçirdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 1974’te İsrail ile Suriye ortasında imzalanan ateşkes mutabakatının “çöktüğünü” ve İsrail ordusunun bölgede oluşan boşluğu militan kümelerin doldurmasını engellemek için müdahale ettiğini savundu.
SURİYE’NİN VERMEDİĞİ YANSIYI, TÜRKİYE VERDİ
İsrail’in Suriye’ye yönelik genişlemesi bölgedeki birçok ülke tarafından reaksiyonla karşılandı. Türkiye, İsrail’i “işgalci bir zihniyetle hareket etmekle” suçlarken, Mısır İsrail’in “Suriye’deki boşluktan faydalanarak daha fazla toprak ele geçirip milletlerarası hukuku ihlal ettiğini” belirtti.
Birleşmiş Milletler’in Suriye özel temsilcisi Geir Pedersen, İsrail’in attığı adımların Suriye’de kırılgan barış sürecini baltalayabileceği konusunda uyardı.
İsrail, 1967’de Altı Gün Savaşı sırasında Golan Tepeleri’nin büyük kısmını ele geçirdi ve 1981’de bölgeyi ilhak etti. Lakin milletlerarası toplum İsrail’in bu topraklar üzerindeki egemenliğini tanımıyor.