Araştırmacılar, bölgeden 7’si büsbütün mumyalanmış, 54’ü ise iskelet formunda toplam 61 çita kalıntısı çıkardı. Mağaranın özel mikrokliması sayesinde korunan mumyalarda; pençelerin, derinin ve hatta yüz çizgilerinin dokusunu kaybetmediği görülüyor. Uzmanlar, bu bölgenin yüzyıllar boyunca çitalar tarafından bir “doğum ve yavru büyütme yuvası” olarak kullanılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Genetik Kodlar Geleceğe Işık Tutuyor
Floransa Üniversitesi’nden Joan Madurell-Malapeira üzere uzmanların “eşi gibisi görülmemiş bir bulgu” olarak nitelendirdiği bu keşif, yalnızca geçmişi değil geleceği de ilgilendiriyor. Bilim insanları, bu doğal mumyalardan elde edilen DNA örneklerini tahlil ederek şu sonuçlara ulaştı:
Kalıntılar, genetik olarak günümüz Asya ve Kuzeybatı Afrika çitalarıyla büyük benzerlik gösteriyor.
Bu datalar, on yıllardır Arap Yarımadası’nda kuşağı tükenmiş olan büyük kedilerin bölgeye yine kazandırılması (reintroduction) projelerinde rehber olacak.

Roma İmparatorluğu’nun Endüstriyel Kalbi İngiltere’de Atıyor
Çölün derinliklerinden gelen haberlerin yanı sıra, İngiltere’nin kuzeyinden de tarihin akışını değiştirecek bir keşif haberi geldi. Sunderland yakınlarındaki Offerton bölgesinde, Roma devrine ilişkin devasa bir sanayi merkezi gün ışığına çıkarıldı.

Fabrikaların Atası: Wear Irmağı Kıyısındaki Üretim Üssü
Durham Üniversitesi arkeologları ve gönüllülerin iş birliğiyle yürütülen hafriyatlarda, günümüzdeki Nissan araba fabrikasının çok yakınında şaşırtan bulgulara rastlandı:
800’den fazla bileme taşı: Roma ordusunun ve personellerinin aletlerini sertleştirdiği devasa bir atölyeye işaret ediyor. 11 adet taş çapa ırmak nakliyatının ve ticaretin hareketliliğini kanıtlıyor.





